Mahalleden bir arkadaşımın 2 sene önce okuma amaçlı gittiği Keşan'a gittim geçen kış. Ben böyle cenabet şehir görmedim. Aranızda gitmemiş olan varsa eğer, biran önce siktirip gitsin. Az da olsa tanıtayım size bu avrupai havası olan enteresanımsı şehri...
Adına çeşitli sözler söylenmiş, içkinin anavatanı olduğunu kabullendiğimiz, adım başı hatun kokan bir yöremizdir Keşan. Keşan'lı olmak öğlen 12den sonra ayık gezmemek ve '' Abe koyayım götüne. Bırak aykırı gitsin beya '' diyebilmektir. Bunları eğer içinizden gelerek yapıyorsanız sizde Keşan'lı olmaya aday bir ibnesinizdir...
Keşan'da karı kız kovalamak yorucudur. Hangi birine koşacağınızı şaşırır, en sonunda ortada kalırsınız. Çok hatun vardır, lakin hepsinin bir tokmacısı da hazırda mevcuttur. Üniversiteli hatunlar olsun, liseli lolitalar olsun, çok cool takılırlar. Bakışları her an '' Seninle yatabilirim. '' gibi duygulara kaptırır insanoğlunu...
Ulan arkadaş bira almak için girdiğimiz tekelde bile orospu geldi buldu bizi. Hatun kişi 35 yaşına merdiven dayamış olmasına rağmen, gözlerinden çıkan o sexomanyak ışınlar gözlerimi boyayıp, 18 lik gibi görmemi sağlamış ve kısa sürede annem yaşındaki kadına sulanmamı bile sağlamıştı. Allah korudu özüme döndüm, '' 30 olsan belki be ablacığım. '' diyebildim içimden. Tecrübeyi geri çevirdim, pişmanım....
Bu içkinin, karının ve eğlencenin bol olduğu Şehr-i Muazzam'da yemeklerde bir hayli güzeldir. Yeşil Bursa adlı restoranda yediğimiz beytinin tadını hiç bir karının vajinasında almadım, alamamda. O yanında verilen bulgur pilavı sanki evrim geçirmiş yeni bir tada bürünmüş gibiydi. Çiğköfteden söz etmek bile istemiyorum. İstanbul'da kebapçılarda verilen bulguru şişirilmiş cisim çiğköfteyse, orada verilen neydi? Keşan'ın bu kadar güzellikleri bir arada bulundurmasını aklım almamıştı...
Çok sağlam muhabbetlerimiz oldu öğrenci evinde. Heleki 4 kişinin yatmasını planladığımız çekyata, iki arkadaşın çaprazlama yatması sonucunda betona yatmakta ayrı bir acınası durumdu. Bir evde dört laptop bir masaüstü ile webcamda soyunan orospu karıların çalıştığı ortamdan farksızdı ortamımız. Msn den Tekel filminin başrolü sevgili Ahmet Abi'yle bile muhabbet ettik. Ahmet Abi'den ayrıldıktan sonra chatroulette yeri geldi koca adamların taşşaklarını gördük, yeri geldi Brazilya'lı hatunları soyduk...
Çok şey kattım hayatıma bir hafta süresince. Bir kilogram patatesin Bim'de 2.35tl ye soyulmuş halde satıldığını öğrendim. Hazır çorba alırken 3 paket Knor yerine 4 paket Hürrem adlı hazır çorbanın alınması gerektiğini öğrendim. Yediğini yıkamazsan batakta yenilince herkesinkini yıkamak zorunda olduğunu öğrendim. Okul gibi geçti. Ben öğrenci, arkadaşlar öğretmendi. Sikerler böyle hayatı demedim ama. Zevkliydi be...
O 35 yaşına merdiven dayamış hatun güzeldi ama...-Orospu karılar gibi ağzını ayırarak gülüyorum- | ||
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder